Habertürk - Pazar / Elif KEY
Poliamori ikonu ne anlama geliyor?
Poliamori işaretindeki renklerden mavi, dürüstlük; kırmızı aşk ve tutku,siyah sosyal baskılar sebebiyle ilişkisini saklamak zorunda kalanlara anlayış göstermek ve destek olmak anlamına geliyor.
Big love'da kadınlara izin yok
FOX'ta gösterilen Big Love adlı dizide, Bill Henrickson'ın hayatı, üç ayrı ev üzerinde ve sekiz çocuk etrafında kurulu. Burada kadınlara aynı izinden yok. Dizi, Emmy Ödülü'ne de adaydı.
Web'de poliamori
Poliamoristlerin buluşma noktaları internette bolca mevcut. Bunların en büyüğü, www.polyamory.org bir de www.polyamorysociety.org var. Bu adreslerden yıllık toplantı / konferans tarihleri, çocuk bakımı, hukuksal durumlar gibi konular takip edilebiliyor.
Küçükken, anneme kızdıkça, "Ben artık sizinle yaşamak istemiyorum, anneannemde yaşayacağım. Şimdi gidiyorum. Süt bardağımı verir misin" gibi konuşmalar yapmışlığım; "Evladım, gecenin bu saatinde icat çıkarma başıma... Yarın sabah nereye gidersen, git" lafını duymuşluğum, çimdiği yemişliğim ve aşağı oturmuşluğum vardır. Beş yaşındaydım. Çok gariplik peşinde bir çocuk olduğumdan değil de, yerimde duramazdım. Çocukluk güzel de oyna oyna nereye kadar; sıkılırdım. İlla üst mahalleye koşalım, oradan aşağı mahalleye dövüşmeye koşalım filan gibi acayiplikler yapardık ve tepemizde "İcat çıkarma, icat çıkarmayın" neonları yanıp sönerdi! Şimdi "İcat çıkarmayın başıma" diyen tarafta ben varım. İcadın adı: Polyamory (poliamori ). Hayatımızdaki bu boşluğu bulanı, keşfedeni tanımıyorum. Tanısam, eğitim yılının açılışındaki saçmalık gibi, onun da alnına "İcat çıkarma" kağıdını yapıştıracağım ki aynaya her baktığında ben aklına geleyim, otursun aşağı...
ÇOK EŞLİ DEĞİL, ÇOK AŞKLIYIZ
Poliamori! Dört-beş yıllık genç bir akım. Adıyla yaşasın; çok aşklılık anlamına geliyor. Ama burada "Bir kalbe iki kişi sığar mı" gibi bir sorunsaldan bahsetmiyoruz. O kadar da dar kafalı değilim... (Bir kalbe iki kişi sığdırmak konusunda aslında dar kafalıyım da, bunun akım haline gelmesiyle ilgilenmezdim, öyle söyleyeyim) Şöyle ki; diyelim ki siz bir çiftsiniz, hayat güzel, kuşlar vs... Siz diyorsunuz ki, "Ben sana aşığım ama, Rüstem'e de aşığım!" Eşiniz de diyor ki, "Süper bir haber! Ben de Hediye'ye aşığım, istersen hep beraber bu evde de yaşayabiliriz..."
Müessemizde abartı yok! Poliamori çok eşlilik değil, karıyı kocayı çaktırmadan ya da çaktırarak aldatmak da değil; birden fazla insanla aşkı en yoğun biçimde yaşamak. Aslında bildiğiniz kuma sistemi ama bu daha modern, kadın da tuttuğu gibi birini kolundan eve getirip, "Al bak, bu da bizimle yaşayacak bundan sonra" diyebiliyor... Ama burada şöyle bir durum var: Aldatmak yok! İnsan gibi izin istiyorsun, çünkü poliamoristler sevgililerinin başkalarıyla da aşkı paylaşmasına izin veriyor. Güne şu cümleyle başlıyorlar: "Günaydın! Aşkı ne kadar çok kişiyle paylaşırsan hayat o kadar güzel olur!"
MATEMATİKSEL OLARAK ZOR FORMÜL
Kafanız az da olsa matematiğe basıyorsa, biraz daha açıyorum konuyu. Diyelim ki siz (A kişisi) durduk yere poliamorist olmak istiyorsunuz. O zaman eşiniz/sevgilinizin (B kişisi) ve seçeceğiniz üçüncü kişinin (C kişisi) bu tarza onay vermeleri gerekiyor. Onay veren kişinin eşcinsel olmaması durumunda, onun da beraberinde getireceği D ve hatta E kişileri olabilir. Sağlıklı bir poliamori ilişkisi bu formülden geçiyor. (Sağlıklı dediğime inanamıyorum!) Yani kısaca, hepsinin poliamoriye inanması gerekiyor. İşte bunlar birbirlerini bulunca, gidip poliamori dernekleri kuruyorlar. Kitaplar yazıyorlar. Hatta poliamori şiirleri bile dile geliyor.
İlk kez 2004 yılında ortaya çıkan bu kavram, dünyanın prestijli dergilerine ve gazetelerine konu oluyor, yeni bir yaşam tarzı olarak benimseniyor. Hatta, Dünya Poliamori Birliği'nin manifestosuna göre; "Amaç çok kişiyle beraber olmak değil, çok sayıda romantik, uzun soluklu ve anlamlı bir ilişki yaşamak"... Poliamori konferansları düzenleniyor, onlarca internet sitesinde fikirler paylaşılıyor. Facebook'taki gruplarında "Karım ve ben sonu hüsranla biten poliamori ilişkileri yaşadık. Evimizde bir gram huzur kalmadı. Hayatımıza aldığımız çiftler bizi kıskandı ve her ilişki deneyimimiz dramla sonlandı. Artık bize değer verecek bir çifte kapılarımızı açmak istiyoruz. Eğer siz bizi bulduğunuzda, hala mutlu bir çift olarak berabersek!" diye yardım çağrısında bulunan bile var... Şimdi bak bu ne? Adını verirdim ama öfkeyle oturup zararla kalkmak da var, uğraşamam... Devam ediyoruz!
SORUNSUZ POLİAMORİ YOK
Peki bu insanların derdi ne? Çeşitli yorumlarda tespit ettiğime göre, bunlar her ilişkisinde başka bir özellik buluyor. Biriyle kitap okuyor, öbürüyle öpüşüyor, diğeriyle yüzüyor... Antalya'daki otellerdeki gibi 'all in one' servisi insanlarda mevcut olmadığından, üçüne de dürüst olmak şartıyla, üç kişiye aşık olarak hayatına devam ediyor. Başka birine aşık olmak, ilişkiyi bitirmek için sebep değil. Poliamoristlere göre, aşık oldukları herkes hayatlarının bir parçası. Kendilerini de "Ben yalan söylemiyorum, aldatma topuna girmiyorum" diyerek savunuyorlar. Biri de mesela durumunu şöyle açıklıyor: "Ben aynı anda birçok kitaptan, müzisyenden, şaraptan hoşlanabilirdim. Bu da onun gibi bir şey!"
Bu arada, birbirinden ayrı düşemeyip, aynı evi paylaşanlar da var... Sorunsuz aşk olmadığı gibi, sorunsuz çoklu aşk da yok, ya ne sandınız? Ama burada sorun şu: Sevgililer Günü'nün, hafta sonlarının kiminle, hangi sevgiliyle geçirileceği tartışma meselesi... Hafazanallah, bir de bunların aynı günde doğanları vs. de oluyordur.
Neyse, bu garip ilişki biçimi Türkiye'de taraftar toplamış değil. Günlerdir yaptığım araştırmalara göre, bu konuda tek aday, Bay Ayhan. İşadamı, 38 yaşında, 1.84 m., 88 kg. İstanbul ve Londra'da yaşıyor, ABD'ye ve Avrupa'ya sık sık seyahat ediyor. Ama kendisinin internet sitelerine gönderdiği istek mektubuna tek bir yanıt bile gelmiş değil. Aman aman, iyi, orada dursun o iş, buralara gelmesin. Böyle bir saçmalık olamaz , başıma icat çıkarmayın diyor ve sizleri Yalın'ın 'Cumhuriyet' parçasıyla başbaşa bırakıyorum: "Kalbimin ortasında bu nasıl bir cumhuriyet? Seninki nasıl bir hakimiyet? Ben anlamadım. Aşk mısın, dert misin yoksa canına susamak mı benimki? Uyudum uyandım hala anlamadım..."
POLİAMORİ ŞARTNAMESİ
* Çok aşklılık durumuna açık, dürüst olacaksınız. Ancak, sahiplenici olmamanız lazım.
* Kıskançlık durumu kaçınılmaz, buna hazırlıklı olacaksınız.
* Olası kavgaları önlemek için başucu kitabı: Şiddetsiz İletişim
* Çoğunlukla zor ama mutlaka yapılması gerekenlerin başında; durumunuzu ailenize açmanız geliyor.
* Tanışmak için: İnternette poliamori forumlarına, yılın belirli zamanlarında düzenlenen poliamori festivallerine katılacaksınız.